Çevirenin Önsözü
Anarşizm ve kentsel/mekansal meseleler hakkında gelişen literatürün ilk örnekleri anarşizmin ilk dönem teorisyenlerine tarihlenmektedir. Anarşist teorinin devleti ve merkezi otorite biçimlerinin hepsini reddetmesiyle doğrudan ilişkili olarak, eşit ve özgür bir dünya tahayyülünün teritoryal ifadesi; geniş ve merkezi ulusal ölçeklerin reddi, yani komün/kasaba ve bunların özgür birliktelikleri bağlamında federal bölgeler olmuştur. Bu sebeple mekansal/coğrafi bir teori olarak anarşizm; 19.yüzyıldan bu yana, doğal sınırlar olarak dağ ve nehir gibi coğrafi öğelerden başka tüm (politik) sınırların yapay olduğunu savunan, doğal varlıkların hepsine, yeryüzüne saygılı bir siyasi teori olarak ortaya çıkıp gelişmiştir. Kentsel yerleşimlerin hem insan toplumlarının gelişiminde önemli olduğunu hem de büyük ekonomik ve politik sorunların somutlaştığı alanlar olduğunu ortaya koyan Kropotkin ve Reclus gibi coğrafyacı anarşistlerden bu yana, mekansal meseleler anarşistlerin ilgi odağı olmuştur. Okuyacağınız bu çeviri anarşist teori ve pratiklerin kentsel/mekansal sorunlar ve ayrıca kent planlaması bağlamında nasıl alternatif düşünce ve pratikler ortaya koyduğunu anlattığı için önemlidir. Bu çeviri Türkçe yazında kentsel planlamaya anarşist yaklaşımların ortaya konup geliştirilmesine katkı sunmayı hedeflemektedir.
Anarşizm ve Kentsel Planlama – Alberto Vanolo
Anahtar Kelimeler: Anarşizm, anarşist coğrafyalar, özerklik/otonomi, bahçe şehir, post-anarşizm, kentsel planlama
Anarşi, temel amacı otorite, hiyerarşi, tahakküm, sömürü ve yönetme fikirlerine karşı çıkmak olan bir felsefedir. Anarşi, farklı teoriler, uygulamalar, siyasi vizyonlar ve projelerden oluşan geniş ve çeşitli bir evreni içerir ve örneğin bireysel anarşizm, kolektivist anarşizm, anarşist-komünizm, pasifist anarşizm, isyancı anarşizm veya post-anarşizm gibi bir dizi farklı alt kategoriyi barındırmaktadır. Anarşizmin bu farklı perspektifleri kapitalizm ve devlet de dahil olmak üzere otoriter, zorlayıcı ve baskıcı yapı ve ilişkileri ortadan kaldırma arzusunu paylaşır. Toplumsal anarşistlerin en önemli argümanlarından biri, iş birliği, karşılıklı yardımlaşma ve sosyo-mekânsal ağların, kolektif yaşamın örgütlenmesi ve sosyal olguların düzenlenmesinde faydacılığa ve rekabete alternatifler sunmasıdır.
Anarşist argüman ve görüşlerin coğrafya, şehircilik ve genel olarak mekânsal düşünce üzerinde önemli etkileri olmuştur ve anarşizm tarihinin iki önemli yazarı Elisée Reclus (1830-1905) ve Peter Kropotkin’in (1842-1921) coğrafyacı olması tesadüf değildir. Her ikisi de arazi kullanımının, insan yerleşimlerinin ve yapılı çevrelerin sosyal, ekonomik ve ekolojik ilişkileri dönüştürmede bir rolü olabileceğini varsaymıştır ki bu, şehir planlamasıyla birçok perspektifi paylaşan bir pozisyondur (Breitbart, 2009; Crouch, 2017). Mekân ve siyasetle ilgili anarşist fikirler arasında, ilk olarak Alexis de Tocqueville ve Pierre-Joseph Proudhon gibi entelektüeller tarafından savunulan âdem-i merkeziyetçilik ve öz yönetimden bahsetmek gerekir. Özellikle Kropotkin âdem-i merkeziyetçiliği özerk birliklerin, köylerin ve kentsel mahallelerin federasyonlarına dayanan, toplumsal gelişime ve malların, fikirlerin, sanatın, bilginin, deneyimlerin ve yaşam biçimlerinin gönüllü, karşılıklı değişimine olanak tanıyan bir mekânsal model olarak ele almıştır. Onun vizyonunda, karşılıklı yardımlaşma ve ortak fayda toplulukların itici güçleri olabilir; bu fikir, o dönemde sosyal bilimlere ve coğrafyaya hâkim olan (sosyal) Darwinist ve sömürgeci bakış açılarına oldukça zıttır. Anarşist fikirler, sosyal ve ekolojik alanlar arasındaki ilişkilerin kavramsallaştırılmasında da yenilikçi olmuştur. Reclus, öncü bir şekilde, toprağı ve canlıları birbirinden ayrılmaz, yeryüzünü de tekil bir bütün olarak ele alarak doğal ve sosyal olgulara dair bir tür sistematik anlayış geliştirmiştir. Bugün akademide, anarşist entelektüellerin katkılarının eleştirel coğrafyanın (Cook ve Norcup, 2012; Springer, 2016) ve ekolojik düşüncenin, örneğin Murray Bookchin’in toplumsal ekoloji kavramsallaştırmasının gelişiminde büyük öneme sahip olduğu yaygın olarak kabul edilmektedir.
Tarihsel olarak, büyük ölçekli anarşist örgütlenmelerin ve özerk/öz yönetim projelerinin farklı biçimleri birçok yerde ortaya çıkmıştır; 1871 Paris Komünü, 1917-1921 Ukrayna Devrimi sırasındaki Özgür Bölge, on dokuzuncu yüzyılın sonları ve yirminci yüzyılın başlarındaki İspanyol otonom toplulukları veya 1994’ten beri Meksika’daki İsyancı Zapatista Otonom Belediyeleri popüler örneklerdir. Bununla birlikte, bu ünlü örneklerin ötesinde, dünyada bir dizi anarşist topluluk, deneyim ve uygulama şekillenmiş ve şekillenmeye devam etmektedir. Çeşitli anarşist fikirler, örneğin İsrail’deki kibbutz hareketi veya Kopenhag’daki Freetown of Christiania gibi anarşizmle kesin veya resmi olarak bağlantılı olmayan özerklik projelerini ve komünal yaşam biçimlerini etkilemiş ve etkilemeye devam etmektedir.
Kentsel planlama da anarşizmden etkilenmiştir. Dayatılan düzen fikirlerinde ısrar eden geleneksel planlama anlayışlarının (Sennett, 1970) hiyerarşi ve otoriteye karşı anarşist muhalefetle pek bağdaştırılamayacağı iddia edilebilir, ancak anarşist duygular ve fikirler yine de çeşitli şehir planlamacılarını ve ütopik kentsel projeleri etkilemiştir. Birçok plancı, Pierre-Joseph Proudhon’un federasyon fikri temelinde ve kooperatif ilkesine göre örgütlenmiş, daha büyük ağlara bağlanmış özerk, kendi kendini yöneten ortak emek birimlerinin oluşumunu teşvik ederek örgütsel bir ilke olarak devleti bypass eden anarşist projeden etkilenmiştir. Bu mekânsal örüntülerde, toplumsal kontrolün topluluk içinde, devlet otoritesi olmaksızın adil mübadele ve karşılıklı yardımlaşma pratikleri aracılığıyla kendiliğinden oluştuğu varsayılır.
Bu yönelimlerin kentsel planlama alanındaki uygulamalarına ilişkin bir örnek, Ebenezer Howard (1850-1928) tarafından kurulan Bahçe Şehir hareketidir. Bahçe şehirler, metropoliten desantralizasyonu ve konut, sanayi ve tarımsal faaliyetlerin uyumlu dağılımını teşvik eden, kendi kendine yeten topluluklara ve yeşil kuşaklara dayalı kentsel planlardı. Bahçe şehirlerin örnekleri dünyanın farklı bölgelerinde, özellikle de Kuzey Avrupa ve Kuzey Amerika’da kolaylıkla bulunabilir. Kent planlamasında organik perspektiflerin kavramsal kurucularından biri olan Patrick Geddes (1854-1932) gibi önde gelen plancılar da Bahçe Şehir hareketinden ve Proudhon, Kropotkin ve Reclus’un klasik eserlerinden açıkça etkilenmiştir: Sınırlı kaynak sorunuyla başa çıkmak için kentsel alanlarda endüstriyel ve tarımsal faaliyetleri birleştirme fikri, 1925 yılında Tel Aviv için sunduğu yenilikçi planında şekillenmiştir. Anarşist fikirler Paul ve Percival Goodman tarafından da 1947 yılında yayınlanan ve yapılı çevrenin toplumsallığın sürdürülmesindeki rolüne ilişkin eleştirel argümanlar geliştiren Communitas adlı kitaplarında açıkça benimsenmiş, özellikle Manhattan ve Long Island için yenilikçi kent planları önererek âdem-i merkeziyetçiliği ve dışarıdan dayatılan kentsel tasarımların reddini desteklemişlerdir.
Anarşizm ve planlama arasındaki kesişimler üzerinde açıkça çalışan kilit yazarlardan biri, anarşist düşünce üzerindeki etkisi çok büyük olan Colin Ward’dır (1924-2010). Ward tarafından geliştirilen çeşitli argümanlar arasında, planlamanın sorunlarına anarşist çözümler, kentsel gelişimde kendin yap kültürü, gençleri ve yetişkinleri kentsel alanın üretiminde aktif aktörler olmaya teşvik etme stratejileri ve işgal/kiracı kooperatifleri de dahil olmak üzere kentsel alanı geri kazanma taktikleri yer almaktadır. Colin Ward ayrıca, Walter Segal (1907-1985) tarafından önerilen kendi kendine inşa edilen konut sistemleri veya Giancarlo De Carlo (1919-2005) tarafından önerilen kapsayıcı mimari yaklaşımlar gibi mimari projelerde örneklendiği gibi, mimarlığın barınma ve katılım sorunlarına insan odaklı çözümleri teşvik etmek için stratejik bir araç olarak rolünü analiz etmiştir.
Anarşizm aynı zamanda avangart Situasyonist Enternasyonal’in (1957-1972) iyi bilinen deneyimlerini ve en önemlisi Guy Debord ve psikocoğrafya fikrini geliştiren diğer akademisyenlerin çalışmalarını da etkilemiştir. Sitüasyonist Enternasyonal sanatsal ve politik hareketi, kentte oyun, kendiliğindenlik, sanat, mobilizasyon ve eleştirel düşünceyi harmanlayan “farklı” gündelik deneyimleri harekete geçirerek gelişmiş kapitalizmi ve onunla ilişkili kültürleri istikrarsızlaştırmayı ve eleştirmeyi amaçlamıştır. Sitüasyonist Enternasyonal tam anlamıyla anarşist bir hareket olmasa da anarşizmle ortak etkileri paylaşır ve sürrealizm gibi diğer avangart hareketlerde olduğu gibi birbirlerini anlamlı şekillerde etkilemişlerdir.
Anarşizmin kentsel alandaki önemi 1990’larda küresel adalet ve direniş hareketlerinin, özerk projelerin ve antikapitalist kampanyaların yaygınlaşmasıyla belirginleşmiştir (Routledge, 2003). Hiyerarşik olmayan örgütlenme ve konsensüse dayalı karar alma deneyleri olarak tasarlanan birçok otonom alan, dayanışma ve eşitliğe yönelik -ulus devletlerin, uluslararası finans kurumlarının, küresel şirketlerin ve neoliberalizmin ötesinde- siyasi, sosyal ve ekonomik örgütlenme biçimleri yaratmak amacıyla genellikle anarşist ademi merkeziyetçilik idealinden yola çıkılarak geliştirilmiştir (Pickerill ve Chatterton, 2006; Newman, 2011). Hâkim Bey’in hiyerarşik kontrolden arındırılmış, yaratıcı ve deneysel mekân kullanımlarını teşvik eden geçici otonom bölgeler (TAZ) fikri bu çerçeveye uymaktadır.
Son zamanlarda, anarşist fikirler postyapısalcı fikirlerin aşılanmasıyla yenilenmiş ve post-anarşizm olarak etiketlenmiştir (Rousselle ve Evren, 2011; Springer, 2016). Anarşizm ve post-anarşizmin şehircilik ve kalkınma üzerindeki entelektüel etkisi, mevcut hegemonik modellere ve vizyonlara alternatifleri araştıran son çalışmalarla uyumludur. Bunlar arasında Gibson-Graham’ın farklı ekonomiler ve topluluk ekonomileri üzerine çalışmalarını (Gibson Graham, 2006), gıda egemenliği üzerine son tartışmaları (Hopma ve Woods, 2014), sosyal ve politik ekolojiye radikal yaklaşımları (Newman, 2011) ve anarşist queer coğrafyaları (Rouhani, 2012) saymak mümkündür.
Çeviren: İlyas Seyrek
Makale: Vanolo A. (2019), “Anarchism and Urban Planning”, in G. Ritzer and C. Rokek (eds.), Cities are not products”, The Blackwell Encyclopedia of Sociology.
Kaynaklar
- Breitbart, M. M. (2009) Anarchism/anarchist geography, in International Encyclopedia of Human Geography, vol. 1 (ed. R. Kitchin and N. Thrift), Elsevier, Oxford, pp. 108–115.
- Cook, I.G. and Norcup J. (2012) Geographies and urban space, in The Continuum Companion to Anarchism (ed. R. Kinna), Continuum, London, pp. 278–298.
- Crouch, D. (2017) Lived spaces and planning anarchy: theory and practice of Colin Ward. Planning Theory & Practice, 18, 684–689.
- Gibson-Graham, J.K. (2006) The End of Capitalism (As We Knew It): A Feminist Critique of Political Economy, University of Minnesota Press, Minneapolis, MN. 4
- Goodman, P. and Goodman, P. (1947) Communitas: Means of Livelihood and Ways of Life, University of Chicago Press, Chicago, IL.
- Hopma, J. and Woods, M. (2014) Political geographies of “food security” and “food sovereignty.” Geography Compass, 8, 773–784.
- Newman, S. (2011) Postanarchism and space: revolutionary fantasies and autonomous zones. Planning Theory, 10, 344–365.
- Pickerill, J. and Chatterton, P. (2006) Notes towards autonomous geographies: creation, resistance and self-management as survival tactics. Progress in Human Geography, 30, 730–746.
- Rouhani, F. (2012) Anarchism, geography, and queer space-making: Building bridges over chasms we create. ACME: An International Journal for Critical Geographies, 11, 373–392.
- Rousselle, D. and Evren, S. (eds) (2011) Post-Anarchism: A Reader, Pluto Press, London.
- Routledge, P. (2003) Convergence space: process geographies of grassroots globalisation networks. Transactions of the Institute of British Geographers, 28, 333–349.
- Sennett, R. (1970) The Uses of Disorder: Personal Identity and City Life, Faber & Faber, New York.
- Springer, S. (2016) The Anarchist Roots of Geography: Toward Spatial Emancipation, University of Minnesota Press, Minneapolis, MN.
İlave Okumalar
- Amster, R., DeLeon, A., Fernandez, L., et al. (eds) (2009) Contemporary Anarchist Studies: An Introductory Anthology of Anarchy in the Academy, Routledge, London.
- Ferretti, F. (2017) Evolution and revolution: anarchist geographies, modernity and poststructuralism. Environment and Planning D: Society and Space, 35, 898–912.
- Harvey, D. (2017) “Listen, anarchist!”: a personal response to Simon Springer’s “Why a radical geography must be anarchist.” Dialogues in Human Geography, 7, 233–250.
- Pinder, D. (2013) Vision of the City: Utopianism, Power and Politics in Twentieth-Century Urbanism, Routledge, London.
- Ward, C. (2004) Anarchism: A Very Short Introduction, Oxford University Press, Oxford.



