“Dayanışma, türlerin evriminde olduğu kadar insan toplumlarının ilerlemesinde de başlıca etmendir.”
Rusya’nın en eski aristokrat ailesinin (Romanoflardan önceki Çar ailesi Ruriklerin) çocuğu olarak dünyaya gelmiş, 1842–1921 yılları arasında yaşamış Pyotr Alekseyeviç Kropotkin, hem bir doğabilimci hem de devrimci bir anarşistti. Ayrıcalıklı yaşamını terk ederek toplumsal mücadelelere katılan Kropotkin coğrafya alanında yaptığı çalışmalarla bilim dünyasında tanınırken eşzamanlı olarak anarşist hareketin en önemli kuramcılarından biri haline geldi.
En bilinen çalışmalarından olan “Karşılıklı Yardımlaşma: Evrimin Bir Faktörü” adlı eseri ile Darwin’in “doğal seçilim” kuramının yanlış yorumlandığını savunarak, doğada rekabetten çok dayanışmanın hayatta kalmayı sağladığını gösterdi. Kapitalizmin meşrulaştırılması çabalarında sıkça ön plana çıkan sosyal Darwinistlere karşı olarak ortaya koyduğu bu eser sadece biyolojiyi değil, toplumsal ve siyasal pek çok alanı etkiledi.
Sibirya gezilerinde yaptığı geniş gözlemler çerçevesinde hem fiziki coğrafya hem de beşeri/ toplumsal coğrafya alanında önemli çalışmalar ortaya koydu. İklimlerin değiştiği teorisinin erken dönem savunucularındandı ve onun için coğrafya insanlık için değeri olan duyguları yaratma yollarını sağlayan bir bilim olmalıydı.
Mekânı sadece fiziksel değil, toplumsal ilişkilerle şekillenen bir alan olarak kavrayan Kropotkin iklim, yeryüzü şekilleri ve insan toplulukları arasındaki ilişkileri çözümlemeye çalıştı. Dayanışmanın toplumsal ve evrimsel önemini, insan topluluklarının ve mekanlarının ademi merkeziyetçi yapılanmasının bir istisna olmaktan öte yaygınlığını vurguladı. Onun çalışmaları fiziki coğrafyadan anarşizme sosyolojiden ekolojiye şehir planlamasından ahlak felsefesine çeşitli alanlarda yankı buldu. Sanayi ve tarım faaliyetlerinin birlikte gerçekleştiği yerleşim alanlarını savunduğu Tarlalar, Fabrikalar ve Atölyeler: Yarın adlı eseriyle “Bahçe Kent” fikrini geliştiren şehirci Ebenezer Howard’ı derinden etkiledi.
Kropotkin yazılarının yanı sıra sürgünler, hapishaneler, konferanslarla dolu politik faaliyetleriyle anarşist hareket içerisinde büyük bir yer edindi. Anarşist komünist anlayışı geliştirdi; kapitalizme, merkeziyetçiliğe ve hiyerarşiye karşı, yerel özyönetimi ve dayanışmayı savundu.
Bugün, Kropotkin’in fikirleri; bize nefes alacak hiçbir alan bırakmayan, bizi sürekli krize ve yıkıma sürükleyen (devlet ve kapitalizm gibi) sosyal yapılara rağmen hala güçlü olduğumuzu ve potansiyellerimizi hatırlatmayı sürdürüyor. Onun fikirleri toplumsal mücadelelerde bize hâlâ yol gösterici oluyor.
Türkçe’ye Çevrilen Eserleri:
-Karşılıklı Yardımlaşma
-Ekmeğin Fethi
-Tarlalar, Fabrikalar, Atölyeler: Yarın
-Anarşi, Felsefesi İdeali
-Etik
-Anarşist Ahlak
-Çağdaş Bilim ve Anarşi
– Bir Devrimcinin Anıları
– Bir İsyancının Sözleri



